Kur’an zâviyesinden hareketle kaleme aldığımız öykü, esasında din, gelenek ve sosyoloji arasına sıkışmış olan insanlığın en değerli parçasının hikâyesinden ibarettir. Eğer ki bu hikâyeyi hak, adalet, eşitlik ve sevgi-saygı ölçeğinde mutlu sonla bitirebilirsek, kazanan sadece kadınlar değil, onların dokunduğu her şey olacaktır. Mevcut durumu Yüce Allah’ın irade, ifade, bakış ve amacı sadedinde görebilme imkânına kavuşmamıza vesile olmaya yardım edecek olan bu zâviyenin, bize olguyu apaçık göstere ...