“Büyük bir mağaramız olsun bizim de. Bu şehre, bu karmaşaya, bu merhametsizliğe, bu gürültüye ayak uyduramayanların sığınabileceği bir mağaramız olsun” diyor şehre koşarak giren adamın kâtibi.
Biz duvarlarına hakikatin nurları yansıyan mağaraya inandık.
Mağarada sükûnet bulan, mağaraya sığınan bir zata biat ettik.
Belki bundandır mağarada olmak, kendi hiramıza çekilmek… Mağaralarda olmak, mağazalarda olmaktan daha iyi gelir kalbimize.
Yoruldun… ...