Onunla yolda karşılaştım. Selamlaştıktan sonra, “Evime gel, misafirim ol,” dedim. Geldi. Ardından birlikte sofraya oturduk. Mutluyduk,çünkü adamın suskunluğunda bir sır vardı. O gece başladığı hikâyesi ertesi gün de sürdü, ama bugün aklımda sadece kendisi iyi yürekli olduğu halde hikâyesinin acımasız zamanlardan doğduğu ve tozla kaplı bir sabır yolundan ibaret olduğu kaldı. Üç gün sonra sanki bir misafiri uğurlamıyor ...